0
Hava kurşun gibi ağır Bu kurşun gibi ağır gri hava da, pusuya yatmış aç kurt çok. Soğukların eksi 10'u gösterdiği şu günler de cadı kazanı "fokur fokur" kaynıyor..
Ankara'nın siyasetini iyi bilen ve yorumlayan bir dostumuz telefonda, ilginç bilgiler paylaşıyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, ABD Büyükelçisi ile yemeğe neden Büyükelçi'nin rezidansına gittiğini anlatarak söze başlıyor. İşin ilginç yanı, önceden planlanmış ve gündeme alınmış bir yemek olmadığıydı.
Zira diploması nezaketlerine göre böylesi bir yemek daveti Büyükelçi Ricciardone tarafından, Kılıçdaroğlu'nun özel kalemine üç hafta önce alternatif tarihleri ve saatleri sıralayarak yemeğe davet eder..
Lakin yaşanan siyasi gelişmeler bu yemeği önemli kılmış Yemeğin organizasyonuna aracılık eden isim ise eski bir dipolomat ve milletvekili olan Faruk Loğoğlu. Loğoğlu'na yemek daveti acil kodu ile yapılmış ve yer olarak elçinin konutu iletilmiş.
Kılıçdaroğlu, acil istenen bu yemeğe dedikoduların önünü kesmek için yanına, daveti getiren Faruk Loğoğlu dışında, Sezgin Tanrıkulu, Şafak Pavey, Osman Korutürk ve Aykan Aydemir'i çağırıyor.
Oysa, 23 Ekim günü Büyükelçi Francis Ricciardone yine ev sahibi ve misafiri Kemal Kılıçdaroğlu.. O gün seçilen yer Sheraton Oteli olurken, bu yemeğin adresi elçinin özel konutu oluyor.
Otelde başbaşa yenen yemekte, bölgesel gelişmeler ele alınırken, aslında birçok dedikoyu beraberinde getirmişti.Belki de daha da önemlisi, konuşmaya ilişkin ayrıntıların hükümet tarafından biliniyor olmasıydı.
Neyse, biz asıl konumuza dönerek belirtelim ABD Büyükelçisi Ricciardone, Kılıçdaroğlu ile yemeğin başbaşa yenmesini istiyor. Bu durum Kılıçdaroğlu'na iletilse de, Kılıçdaroğlu yemeği toplu ama kahveyi başbaşa içebileceklerini iletiyor
Önceki yemekten ve içeriğinden tedbirli olan Ricciardone, bu kez dinlemenin mümkün olmayacağı olan bir yeri tercih ediyor. Çankaya tepesine kurulu olan elçilik konutu, manzarası kadar, güvenliği ile gündem de olan bir yer. Dışarıdan tüm dinlemlere kapalı olan konut, özel hatlarla çevrilmiş ve dinleme frekanslarını bozan cihazlara sahip. Elçiliğin resmi konutu, Cumuhurbaşkanlığı Köşkü veya Başbakanlık Konuta kadar güvenli
Başbaşa içilen kahvede, Türkiye'de yaşanan gelişmeler ele alınıyor ve söz seçimlere geliyor. Kılıçdaroğlu'na, CHP'den sağa yakın isimlerin aday gösterilmesi halinde bunlarla seçimlerin rahat kazanılabileceği paylaşılıyor. Gündemin başında yer alan yolsuzluk ve rüşvet operasyonları da sohbetin bir diğer başlığı
Kılıçdaroğlu-Ricciardone görüşmesinin içeriğine ilişkin bilgiler, hükümet tarafından okunmaya çalışılıyor. Öyleki, adı yolsuzluğa karışan Avrupa Bakanı Egemen Bağış, meclis kürsüsünden Kılıçdaroğlu'na ağır sözler söyleyerek meclisi terk ediyor. Ne diyor Bağış, "Başkaları gibi yabancı elçilerin rezidanslarında elçilerin huzuruna çıkmam."
Dedik ya, hava bir kere puslu ve kurşun gibi ağır Seçim sathı mailine giren Türkiye'de, birileri siyaseti dizayn etmek için yola çıkmış Aynı yolla gelen hükümet, tedbir almaya çalışsa da başına gelecekleri çok ama çok iyi biliyor AKP hükümeti, DSP, ANAP ve MHP koalisyonu döneminde yaşananları ve gelişmeleri aynı yöntemle kullanarak, seçimden galip çıkmıştı.
Dostumun telefondaki son sözleri şöyle oluyor, "ABD elçisinin rezidansına bundan sonra kimlerin çağrılacağını takip edersen, gelecek hükümeti de görebilirsin" diyor.