0
Primli sistem esasına dayalı olarak kurulan Sosyal Güvenlik Kurumunun finansmanı, beyan usulüne göre toplanan primlere dayanmaktadır. Bu usulden farklı olarak halen asgari işçilik adı altında resen prim tahakkuku uygulaması da yapılmaktadır (1).
Asgari işçilik uygulamasının benzeri bir müessese, 09.07.1987 tarihine kadar; Sosyal Sigortalar Kanununun 79. maddesinde ölçümleme başlığı altında yer alıyordu. Burada sözü edilen ölçümleme, sözcük anlamı itibariyle takdir etmek anlamına gelmektedir.
Sosyal sigorta hukuku dilinde ise, kurumun prim alacağını kendi başına değerlendirmesi (resen takdir etmesi) olarak kullanılmaktadır.
Ölçümleme sözcüğü, ölçme sözcüğünden türetilmiş olup, bir nesnenin boyutlarının, miktarının ya da nicelik ve niteliğinin belirli bir yöntem içerisinde belirtilmesi anlamına gelmektedir. Ölçümlemenin bir diğer tanımına ise, eski Sosyal Sigorta İşlemleri Tüzüğünde rastlanılmaktadır. Bu Tüzüğe göre ölçümleme, yasal nedenlerin varlığı halinde, sigorta primleri hesabına ilişkin bir işlemdir (Md. 23).
Ölçümleme konusu daha önce, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 79. maddesinde Prim Belgeleri ve Ölçümleme başlığı altında yer alıyordu. Sosyal sigorta primlerine esas olan belgelerin, işverenlerce usulüne uygun olarak düzenlenmemesi veya bu belgelerin yasal süresi içinde doğrulanmaması hallerinde, sigorta primlerinin hesaplanmasına esas tutulacak kazançlar toplamı, 506 sayılı Kanununun 79. maddesine göre kurumca resen hesaplanarak, primler, hesaplanan kazançlar toplamı üzerinden tahsil edilmekte iken, 9 Temmuz 1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunla bu uygulamaya son verilmiş, bunun üzerine idari para cezaları getirilmişti.
--------
1- İsa KARAKAŞ-Ali KARAKAŞ, Asgari İşçilik Uygulamaları, İhtilaflar İtiraz ve Dava Yolları, 2. Basım, Adalet Yayınevi, Ankara 2007, s. 1.