0

77 yıl önce 'İstanbul'un Atatürk'e Vedası / Elveda Büyük Atatürk' o günlerin Cumhuriyet Gazetesinin çarpıcı başlıklarıydı. İstanbul, o gün emperyalizme direnen, kurtuluş ateşini yakan, laik, demokratik Cumhuriyeti ve kuruluş coşkusunu sağlayan, çağdaşlaşma önderi Ata'sını sonsuzluğa uğurluyordu. İstanbul, Atasının naçiz vücuduna elveda diyordu.

Atam, 1915'ten başlayan ve giderek kaybolan umutlarımızı, askeri ve siyasi gücünle doruğa ulaştırmıştın. 1915'te özgürlük güneşine merdiven dayaman 'sizlere savaşmayı değil, ölmeyi emrediyorum.' komutu, yeni kurulacak devletin hedefini gösterdin.

Bugün aramızdan ayrılışının 77. yıldönümü. İçimiz acıyor, hüzün doluyor yüreğimiz. Cumhuriyet değerlerimizi ve senin ideallerini bir bir yitirir olduk. Ülke olarak çağın gerisine, karanlıklara itiliyoruz.

Ülkemizin 1923-1938 yılları arası olağanüstü başarılı ilerleyişi ve ulusal kimliğe ulaşma sevinci seninle olmuştu. Kendi öz benliğine güveniyor, halkına, ulusuna duyduğun güveni kişiliğinle örtüştürüyordun

Akıl, bilgi, bilinç, kararlılık ve cesaret senin yol haritanın kavramlarıydı. Asker, komutan, devlet adamı olmanın yanında, seçkin bir entelektüel ve üstün bir aydın oluşun bize bıraktığın ilke ve devrimlerde yer alıyordu.

Ülkemiz mutlaka, çağdaş ve yenilikçi olmalıydı. Hedefin, ulus devletin çağdaş dünyada yer almasıydı. 1920'de kurulan meclis hükümetiyle atılan temel, batı devletlerinin uygar modellerinin yapısında olmalıdır diyordun.

El yazınla 'Demokrasi yönetiminin, en çağdaş ve akılcıl yönetim şekli Cumhuriyettir.' diye yazarak yeni devletin yönetim şeklini belirtmiştin. 'Ülkemizin yürümekte olduğu ilerleme ve uygarlık yolunda elinde ve düşüncelerinde tuttuğu meşale pozitif bilimdir.' kararlılığın aydınlığımızdı.

Atam!.. Sen, Türk, halkının içinden doğdun. Halkın kaderine etki edip direnişe sürükledin ve başardın. Laik ve bağımsız bir devlet kurdun. Ulusal kurtuluşa direnişinle sömürgeciliğe-yarı sömürgeciliğe karşı durdun.

Manevi mirasın olan bilim ve akıl, bizi ayet, dogma ve donmuş kalıplardan uzaklaştırdın. Bugün ulusal onur ve birliğimizi korumak için bütüncül yapımızla güç birliğine gereksinimimiz vardır.

Kurtardığın onurumuzu ve kurduğun Cumhuriyet için siyasal önderliğin, düşünür kişiliğin ve devrimlerinin ötesinde çok yönlü liderliğin sana olan sevgimizi giderek çoğalttı.

Yıldızların ve bulutların, üstünde görüyorsundur, Anıtkabire akan insan selini. Her yaşta, içleri buruk, çözüm arayan gözler, acı dolu sözleriyle seninle umuda koşuyorlar. Hatırlamak unutmayı çağrıştırır. Türk ulusu seni unutmadı ki Atam!.. Yine, umudu sende görüyorlar.

Ülkemizin 'unsuri asilleri' (asıl, kalıcı sahipleri) dediğin köylüyü aydınlatmak için eğitimi dedin… 'Yıldız Öğretmenlerim' dediğin öğretmenlere güvendin. Köylüyü aydınlatacak, köy öğretmen okullarıyla, köy enstitülerinin yolunu açtın.

Bugün yeniden laik ve demokratik Cumhuriyetimizi savunma ve koruma savaşındayız. Terör can alıcı acımasızlığıyla, türban, imam hatipler, dini kuruluşlar sosyal gelişmemizi gölgeleyen güncel sorunlar olarak içimizi acıtıyor. Emperyalistler yeniden gündemdedirler. Yandaşlarıyla birlikte Limanlarımızı, bankalarımızı, rafinelerimizi, dağlarımızı, fabrikalarımızı bir bir ele geçirdiler.

Cumhuriyeti yıkmak, şeriatı getirmek, ülkeyi ılımlı İslam devletine dönüştürmek, Sevr anlaşmasını yeniden gündeme taşımak emperyalistlerin ve işbirlikçilerin uğraşı oldu. 'Yaşamda en gerçekçi yol bilimdir.' özdeyişinin yerine 'En gerçek yol dindir.' benimsendi. Dünya devletleri akıl ve bilimde hızla ilerliyorken, ülkemiz sözde ayrı, özde ayrı bir yapıya büründü.

Samsun'a çıktığında 38, cumhurbaşkanı olduğunda 42, ülkeyi, devrimleri geliştirip, yenileştirdiğinde ellili yaşlardaydın. On beş yıllık süreçte ülkeni çağdaş yeniliklerle değiştirip, yenileştirip geliştirdin, donattın. 57 yaşında elveda derken 'mutluyum, çünkü başardım' demiştin. Sen başardın, ışık oldun, aydınlattın. Biz, eserlerini koruyamadık, kollayamadık Atam!..

Sen, 'demokrasi insanın umududur.' diyordun. Akılcı ve üretken düşüncelerin dünya ülkelerine örnek oldu. Atam, Cumhuriyet yönetiminin temel değerleri ve ülkenin üniter yapısı bugün tehdit altındadır. Senin aşıladığın Atatürk milliyetçiliği gölgelendi. Ayrılışının 77. yılında seni anlayamadık. Ulusalcılığı, laikliğin ve Cumhuriyetin bütüncüllüğünde yeni ve çağdaş bir ülke yarattın. Ülkemizin bugününde yeniden kaderimizle yüz yüze geldik. Gizli saklı karanlık gizler, düşler ve gerçekler ortalara döküldü.

Atam!.. Koşullar ne olursa olsun, Türk ulusu ve övüncün olan Türk Gençliği Cumhuriyetin kazanımlarına ve erdemine bağlı ve de senin ideallerini gerçekleştirmeye kararlıdır. Cumhuriyeti emanet ettiğin Türk Gençliği seni sonsuza dek unutmayacaktır. Ülkeye saçtığın ışık aydınlığımız, çağdaşlık geçmişten yarınlara en büyük ödevimiz olacaktır. Çakıllar, engeller ve güçlükler ilkelerin doğrultusunda aşılacaktır. Seni ölümünün 77. yılında daha çok sevgi ve saygı ile anıyoruz.