Yürütülen incelemelerde, sahte ilaç üretimi ve satışı yapan şüphelilere yönelik önemli delillere ulaşıldı. Aralarında doktorlar, şirket yöneticileri ve pazarlamacıların da bulunduğu suç örgütü, kaçak yollarla temin ettikleri veya merdiven altı tesislerde ürettikleri sahte ilaçları kliniklere, hastanelere ve sağlık merkezlerine pazarlıyordu.
SKANDAL NASIL ORTAYA ÇIKTI?
İlk ihbar, alanında uzman bir hekim olan doktor M.K.’den geldi. Şüpheli bir firma üzerinden sipariş ettiği ilaçlarda, insan sağlığını tehdit eden ciddi anomaliler fark eden Dr. M.K., ürünleri analiz ettirdiğinde korkunç gerçekle yüzleşti. Ürünlerden bazılarında insan kılı, ölü sinek ve toz yumağı bulunduğu tespit edildi!
Bu ihbarın ardından başka bir sağlık sektörü çalışanı F.K. de benzer şikayetlerle savcılığa başvurdu. Yapılan incelemeler, sahte ilaç çarkının sanıldığından çok daha büyük olduğunu gösterdi.
LÜKS VİLLALAR SAHTE ÜRETİM DEPOLARI
Savcılığa yapılan suç duyurusunda ve bilirkişi raporlarında yer alan bilgilere göre; İstanbul ve Düzce merkezli faaliyet gösteren çetenin başında, Düzce ilinde polikliniği bulunan Dr. S.K. yer alıyordu. Dr. S.K. ve ekibi, Aym** G* K* ve Gue** Fonk*** Y** S*** isimli şirketleri kullanarak, yurtdışındaki ürünlerin sahte replikalarını yasa dışı laboratuvarlarda üretiyordu.
Soruşturma kapsamında çetenin sahte ilaçları depoladığı yerler deşifre edildi:
Maslak'ta lüks rezidanslar,
AVM içindeki güzellik merkezleri,
Hastanelerin arka sokaklarındaki gizli depolar,
Bahçeşehir’de lüks bir villada saklanan büyük ilaç stokları…
DEHŞET VERİCİ BULGULAR
Soruşturma dosyasına sunulan ilaç örneklerinin tamamı, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu (TİTCK) tarafından onaysızdı. Savcılığın talebi üzerine hazırlanan bilirkişi raporları, ilaçların büyük bölümünün kaçak, sahte ve sağlığa zararlı olduğunu ortaya koydu. Özellikle Pascorbin, Olympia,
Normalde Türk Eczacıları Birliği üzerinden temin edilen Glutatyon ilaçlarının birebir sahtesinin üretildiği ve piyasaya sürüldüğü de tespit edildi. Temin edilen bu ürünlerin, yabancı üretici firma tarafından yapılan doğrulamada orijinal olmadığı belirlendi. Özellikle Türk Eczacıları Birliği üzerinden ilaç temininde zorlanan hastaların çaresizliğini fırsat bilen dolandırıcılar, “Yurt dışından getiriyoruz” diyerek sahte ilaçlar sattı. Yapılan incelemelerde, bu markaların yurt dışındaki orijinal ürünlerden birebir taklit edilerek üretildiği tespit edildi
KİMLER BU ŞEBEKENİN İÇİNDEYDİ?
Soruşturma kapsamında; Dr. S.K. çete lideri, A.K. isimli kadın şirket ortağı,
Mehmet Mercanoğlu, Songül Akan
WhatsApp yazışmaları, para transferleri ve bilirkişi raporları, suçun nasıl işlendiğini ayrıntılı şekilde ortaya koydu. M.M. isimli şahsın farklı suçlardan sabıkasının bulunduğu ve kendisini farmakolog olarak tanıttığı öğrenildi. Çetenin lideri olduğu belirlenen Dr. S.K.’nın, insan sağlığını tehlikeye atan bu tür üretimler yapması, meslek etiği açısından büyük bir skandal olarak değerlendirildi.
SIRADA NE VAR?
İhbar edenlerin vekili Av. Samet Can Aslan, konuyla ilgili şu bilgileri verdi:
"Ülkemiz genelinde suça konu faaliyetleri yürüten şüpheli şahıslarca, toplum sağlığı hiçe sayılarak merdiven altı üretim olarak nitelendirilen sahte ilaçlar muhtelif hekimlerimiz, sağlık kuruluşlarımız ve hatta doğrudan hastalara satılmaktadır. Bahse konu toplum sağlığı yönünden risk barındıran ürünlerin, hangi sağlık kuruluşlarında, kaç hastaya uygulandığı bilinmiyor. İlgililerin yargılanmalarına yönelik soruşturma işlemlerine Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nca devam edilmektedir."