Politika

Politika Haberleri

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Bukalemun ittifakı oluşturdular

14.03.2019 18:08

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Nabza göre şerbet veren, Doğu'da bölücü, Batı'da Atatürkçü, Ankara'da ülkücü olan, her şekle giren bir bukalemun ittifakı oluşturdular." dedi.

 

Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Recep Tayyip Erdoğan, partisince Hastane Metro Durağı önünde düzenlenen Yenimahalle mitinginde halka hitap etti.

Yenimahallelileri selamlayan Erdoğan, bugün Yenimahalle'nin misafiri olmaktan büyük bahtiyarlık duyduğunu söyledi. 

AK Parti iktidarı olarak yola çıkarken "Eğitim, sağlık, adalet, emniyetle Türkiye'yi yükselteceğiz, ulaşım, enerji, tarım, bunlarla beraber Türkiye'yi yükselteceğiz." dediklerini belirten Erdoğan, verdikleri sözleri yerine getirdiklerini ifade etti.

Allah'ın izniyle 17 yıldır olduğu gibi yine millete mahcup olmayacaklarını vurgulayan Erdoğan, "Verdiğiniz desteği 31 Mart seçimlerinde daha artırarak devam ettirmenizi bekliyorum. 31 Mart'ta Yenimahalle'yi ilçemize tevazu, samimiyet ve gayretle hizmet edecek kadrolarla yeniden tanıştırmamız lazım. 31 Mart'ta Yenimahalle'nin hasretine artık bir son vermemiz gerekiyor. 31 Mart'ta ilçemizi gönül belediyeciliğine kavuşturmamız lazım. 31 Mart'ta Yenimahalle'yi kamu yatırımlarında olduğu gibi belediyecilikte de en güzel hizmetlerle yeni bir vizyonla buluşturmamız lazım." dedi.

Bunun için Yenimahalle'de geçmişi başarılarla dolu liyakatli, tecrübeli, gayretli, samimiyetle çalışacak bir ismi aday gösterdiklerinin altını çizen Erdoğan, şunları söyledi:

"Veysel Tiryaki kardeşimizi sizler zaten yakından tanıyorsunuz. 3 dönem Altındağ'da belediye başkanlığı yaptı. Ne demek 3 dönem? 15 yıl. Şunu unutmayın, eser müessiriyle değerlidir. Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Şimdi Veysel Tiryaki kardeşimi tanımak için Altındağ yeter, Altındağlılar da yeter. Biz 3 dönem kuralı sebebiyle 4. dönem Veysel kardeşimizi orada aday yapmadık. Dedik ki, 'Şimdi artık hizmetin ihtiyacı olduğu önemli ilçelerden bir tanesi olarak bizim bir yer değişikliğine gitmemiz lazım.' Onun için de en uygun yer neresi' dedik, Yenimahalle. Bu dönem Yenimahalle'ye Veysel Tiryaki kardeşimizi aday yaptık. Tecrübeyse tecrübe, gençlikse gençlik. Öyle yürüyemeyen, ayakta duramayanlarla bu iş olmaz. Dinamik, çalışacak, işini bilen, bu konuda tecrübeli arkadaşlara ihtiyacımız var."

"Bu birikimi, bu vizyonu Yenimahalle'ye de taşıyacağız"

Tiryaki'nin son 15 sene Altındağ için gecesini gündüzüne kattığını, şehrin en mazlum ilçesini en gözde yerleşim yerlerinden biri haline getirdiğini anlatan Erdoğan, Tiryaki'nin Ankara Büyükşehir Belediyesiyle el ele vererek Hamamönü, Hacıbayram, İtfaiye Meydanı, Ulucanlar ve Kale'yi şehrin cazibe merkezi yaptığını söyledi.

Erdoğan, "Tüm Ankaralıların gururla misafirlerini götürdüğü tarih, kültür ve turizm yerlerinde Veysel Bey'in imzası var. İnşallah sizlerin de desteğiyle 31 Mart'tan itibaren bu birikimi, bu vizyonu Yenimahalle'ye de taşıyacağız." ifadesini kullandı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Özhaseki ile ilgili de konuşan Erdoğan, Özhaseki'nin belediyecilikte sembol bir isim olduğuna dikkati çekti. 

'Tencere yuvarlanır, kapağını bulurmuş'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tencere yuvarlanır, kapağını bulurmuş. Bay Kemal de büyükşehirde tam kendisi gibi birini buldu. 9 yılda 9 seçim kaybeden CHP Genel Başkanı, Ankara Büyükşehire kendisi gibi sürekli kaybeden birini aday yaptı." dedi.

"Nabza göre şerbet veren, Doğu'da bölücü, Batı'da Atatürkçü, Ankara'da ülkücü olan, her şekle giren bir bukalemun ittifakı oluşturdular." diyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Seçim öncesi CHP kapısından ayrılmayan, sonra istifa edip alengirli işlere bulaşan zatı 'işte adayımız' diye yine Ankara'ya dayattılar. Sadece bununla da kalmadılar, bölücü örgütün siyasi uzantılarını da kollarının altına aldılar. Marjinalleri, sapkınları, ezan-bayrak karşıtlarını da ittifaka dahil ettiler." 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bay Kemal, siz bu ezan düşmanlarıyla berabersiniz. Meral Hanım, siz ezan düşmanlarıyla berabersiniz. HDP'yi zaten söylememe gerek yok. Üzülüyorum ki Saadet de onlarla beraber." dedi.

'Tencere yuvarlanır, kapağını bulurmuş'

Ankara'yı geleceğe taşıyacak isimlerle yollarına devam etme kararı aldıklarını ifade eden Erdoğan, "Peki muhalefet ne yaptı?" sorusunu yöneltti. 

Kendilerinin ise başarıyı ödüllendirdiğini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Tencere yuvarlanır, kapağını bulurmuş. Bay Kemal de gitti, büyükşehirde tam kendisi gibi birini buldu. Buldu mu? 9 yılda 9 seçim kaybeden CHP Genel Başkanı, Ankara Büyükşehire kendisi gibi sürekli kaybeden birini aday yaptı. Daha önce iki defa sandıkta milletten ret yemiş, iki kez yenilmiş, hatta geçmişte belediye başkanlığı yaptığı ilçede bile yüzde 10'u zor almış bir şahsı tekrar Ankaralının karşısına çıkardılar. Seçim öncesi CHP kapısından ayrılmayan, sonra istifa edip alengirli işlere bulaşan bu zatı, 'işte adayımız' diye Ankara'ya dayattılar. Sadece bununla da kalmadılar, bölücü örgütün siyasi uzantılarını da kollarının altına aldılar. Marjinalleri, sapkınları, ezan-bayrak karşıtlarını da ittifaka dahil ettiler."

'Bukalemun ittifakı oluşturdular'

Erdoğan, "Nabza göre şerbet veren, Doğu'da bölücü, Batı'da Atatürkçü, Ankara'da ülkücü olan, her şekle giren bir bukalemun ittifakı oluşturdular." ifadelerini kullanarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Dikkat edin, CHP'nin başındaki zat Ankara'da sürekli bozkurt işaretiyle dolaşıyor. Nereden çıktı bu? Yanındaki hanımefendi de buralarda sürekli vatan millet edebiyatı yapıyor. Ancak ne Bay Kemal ne de hanımefendi HDP'nin niçin kendilerine destek verdiğini millete söylemiyorlar, neden? HDP'nin Ankara'da aday çıkarmadığını millete izah etmiyorlar, neden? Yenimahalle'de bölücü örgütün uzantılarının neden aday göstermediğini siz komşularıma anlatmıyorlar, neden? Başka yerlerde 3 bin haneli beldelerde bile adayı olan bu partinin niçin 920 bin nüfuslu Çankaya'da, 910 bin nüfuslu Keçiören'de, 660 bin nüfuslu Yenimahalle'de aday göstermediğine açıklık kazandırmıyorlar. 

Hepsinden önemlisi 5,5 milyonluk Ankara'da, 15,5 milyonluk İstanbul'da, aynı şekilde daha pek çok büyükşehirde adayının olmadığını niçin açıklamıyorlar? Bölücü örgütün uzantılarını CHP listelerinden, sözde iyi parti listelerinden belediyelere sızdırmak için yaptıkları kirli pazarlıklardan hiç bahsetmiyorlar. Milletin huzuruna çıkıp göğüslerini gere gere, mertçe, delikanlıca bölücü örgütün uzantılarıyla hangi şartlarda ittifak kurduklarını söylemiyorlar. Bunu yapmadıkları gibi bir de utanmadan her gün bize saldırıyorlar. Üç ortak ağız birliği, söz birliği etmişçesine sabah akşam koro halinde bize kara çalıyorlar. Şahsıma ve milletimize hakaretler savuran sanatçı müsveddelerine sahip çıktıkları kadar bu ülkenin birliğine, dirliğine sahip çıkmıyorlar. Ezan, bayrak, devlet düşmanlarını savundukları kadar Türkiye'nin toprak bütünlüğünü ne yazık ki savunmuyorlar."

HDP'li bazı yöneticilerin ifadelerinin yer aldığı videoyu vatandaşlarla izleyen Erdoğan, şunları söyledi:

"Ne diyor? 'Kürdistan'. 'Kürdistan'da oylar HDP'ye, Batı'da AK Parti'ye ve Milliyetçi Hareket Partisi'ne oy kaybettireceğiz' diyor. Ben şimdi buradan Yenimahalle'ye, Ankara'ya, tüm Türkiye'ye sesleniyorum: Kürdistan diye bir bölge var mı? Bu adam ne diyor ya? Bu adam var ya, bu Kürt de değil. Kürt olmadığı halde Kürtleri de istismar ediyor. Bunlar böyle, yalancı. Kardeşlerim bizde ne var? Güneydoğu Anadolu Bölgemiz var, Doğu Anadolu Bölgemiz var, Karadenizimiz var, Akdenizimiz var, Orta Anadolu Bölgemiz var, Egemiz var, Marmaramız var ve Türkiye 780 bin kilometrekareyle Anadolu toprağıdır. Buraların üzerinde biz spekülasyon yaptırtmayız, bu toprakları böldürtmeyiz. Kürdistan'ı çok seviyorsa Irak'ın kuzeyinde Kürdistan var, defolsun oraya gitsin ama benim ülkemde böyle bir yer yok."

'Buyursunlar gelsinler, topu birden gelsin'

Türkiye üzerinde ameliyat yaptırmayacaklarının altını çizen Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biri de çıktı, ne diyor? Bak bu da çok önemli, kadın var ya, ne diyor? 'Biz sırtımızı PKK'ya, YPG'ye, PYD'ye dayamışız...' Hale bak, sırtını nereye dayamış. Biz de sırtımızı milletimize ve Allah'ımıza dayadık, farkımız bu. Ne diyor? 'Onlar 1 Temmuz'a kadar eğer terörle mücadele yasasını kaldırmazlarsa savaş kapıyı çalar'. Ee, ne oldu? Kaldırmadık, 1 Temmuz çoktan geçti, kaldırmadık, ne oldu? 'Savaş kapıyı çalacakmış...' Buyursunlar gelsinler, topu birden gelsin. Cudi'de bunların inlerine girdik mi? Gabar'da bunların inlerine girdik mi? Tendürek'te bunların inlerine girdik mi? Kandil'de girdik mi? Durmak yok, devam. Çünkü biz bu CHP, bu HDP, arkasında ne var, terör örgütü var, sözde İYİ Parti ve Saadet dörtlü çete ve Allah aşkına 31 Mart'ta bunlara gereken dersi vermeyecek miyiz?" 

Vatandaşlara "Kapı kapı dolaşmaya var mıyız?" diye soran Erdoğan, olumlu yanıt almasının ardından, "Çok koşacağız, durmayacağız." dedi. 

Seçimlerin yerel olduğunu hatırlatan ve kendisinin görevine devam edeceğini anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Bu ne demektir? Devletin bütün imkanlarıyla Ankara bizim başkentimiz. Bir kenara koyamayız ve Ankara'da Büyükşehir Belediye Başkanımız el ele vereceğiz, mecburuz, iyi çalışacağız. Yenimahalle önemli bir ilçemiz ve burayla da dayanışma içerisinde olacağız. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı, öbür tarafta Büyükşehir, öbür tarafta Yenimahalle el ele verip Ankara'yı ayağa kaldırmamız lazım. Yani bugüne kadar Ankara'yı biz yönettik. Diyoruz ki 'devam inşallah'. Öyleyse çok çalışacağız. Ne kadar ahbap, akraba komşu varsa dolaşacağız, çok çalışacağız. Allah çalışana veriyor, çalışmayana değil."

"Yenimahalleyi gülücüklerle 10 yıl uyuttular"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar Bay Kemal'in ağzından bütün bu olan rezaletlere, malum yapılar var ya tek bir cümle işittiniz mi? Hanımefendinin bununla ilgili tek bir sözünü duydunuz mu? Saadet'in buna dair tek bir eleştirisine rastladınız mı? Ama her gün bize iftira atıyorlar. Her seçim mitinginde bize saldırıyorlar. En ufak meselelerde bile söyleyecek sözleri var. Fakat Türkiye'nin toprak bütünlüğüne, birliğine, beraberliğine, bekasına dair bir cümleleri yok." diye konuştu.

Erdoğan, "Allah aşkına böyle bir muhalefet olur mu? Böyle bir muhalefetin Türkiye'ye hayrı olur mu? Böyle bir muhalefetin Ankara'ya bir katkısı olur mu? Ülkesini düşünmeyen, ilini, ilçesini, Yenimahalle'yi hiç düşünür mü? 31 Mart'ta bunlara bir ders vermek gerekmez mi? 31 Mart'ta bukalemun ittifakını sandığa gömmek gerekmez mi? 31 Mart'ta bunlara esaslı bir Osmanlı tokadı vurmak gerekmez mi? 31 Mart'ta bunları siyasetten emekli etmek gerekmez mi?" sorularını yöneltti.

Türkiye'nin daima iki zihniyetin, iki siyaset anlayışının mücadele sahası olduğunu ifade eden Erdoğan, "Bunlardan ilki AK Parti'nin temsil ettiği eser, yatırım, hizmet siyasetidir. Diğeri ise CHP'nin temsil ettiği takoz siyasetidir. Hiçbir zaman hayırlı bir işte, yatırımda bunlar yoktur. Elbette istisnalar kaideyi bozmaz ama CHP'nin genel karakteri budur." ifadelerini kullandı.

CHP'nin "çöp, çukur, çamur" olduğunu söyleyen Erdoğan, "Yenimahalle'de çöp, çukur, çamur var mı? Adeta Yenimahalle daha şehir olamadı, hala köy. Yenimahalle'nin bir başka özelliği daha var, yokluk, yoksulluk ve yasaklar, üç y. Bunlar, CHP zihniyetinin Yenimahalle'deki görüntüsüdür. Size dağıtılan gülücüklere aldanıyorsanız, Yenimahalle'yi gülücüklerle 10 yıl uyuttular. Artık benim Yenimahalleli kardeşlerim gereğini yapacaktır." şeklinde konuştu.

"Karşımızda her zaman CHP'yi bulduk"

CHP'nin "başarısızlık, beceriksizlik, iş bilmezlik" demek olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Geçmişte vatanperver, milliyetperver bütün devlet adamları, taş üstüne taş koymaya çalıştıkça karşılarına daima CHP çıkmıştır. Merhum Menderes'ten rahmetli Özal, Erbakan ve Türkeş'e kadar bütün liderler CHP'nin saldırılarına maruz kalmıştır. Biz de 2002'den beri attığımız her adımda, hayata geçirdiğimiz her reformda karşımızda her zaman CHP'yi bulduk. Bunlarda yalan gani. Hele bay Kemal, akşam yalan sabah iftira. Bana taktı bir şey, ne dedi? Man Adaları. Ailece dava açtık."

Erdoğan, davanın Yargıtayda onanması durumunda kazandığı tazminatı, Mehmetçik Vakfı'na vereceğini belirterek, "Mehmet bey, döner dağıttı. Ben diyorum ki biraz kalıcı olsun. Çünkü niye, bu teröristleri inşallah oralardaki paralarla, ürettiğimiz silahlarla bunların kökünü kazıyoruz." dedi.

"Artık Türkiye, eski Türkiye değil"

Göreve geldiklerinde milli savunmanın yüzde 20'sinin yerli olduğunu hatırlatan Erdoğan, şimdi bu oranın yüzde 65'e ulaştığını anlattı. İnsansız hava araçlarını, silahlı insansız hava araçlarının üretildiğini belirten Erdoğan, "Şimdi daha gelişmişini de üreteceğiz. Tankımızı üretiyoruz. İnşallah silahlarımızı yapıyoruz. Çıkmış ne diyor; 'keleşleri bize doğrultursanız, daha sonra şunu yaparız'. Geç kalma, yapabiliyorsanız ne yapacaksanız yapın ama şunu bilin ki artık Türkiye, eski Türkiye değil. Bu ülkede teröristi sıfırlayana kadar bu mücadele devam edecek." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye'de darbe dönemlerinin demokraside yol açtığı tahribatı temizlemek istediklerine işaret eden Erdoğan, "Karşımızda cuntacı CHP'yi bulduk. Başörtüsü, kılık kıyafet üzerindeki yasakları kaldırmak istedik, karşımızda milli irade düşmanı CHP'yi bulduk. Siyasette, ticarette, istihdamda kadınlarımızın konumlarını güçlendirmek istedik, ezanımızı ıslıklayan marjinaller ile yine CHP'yi bulduk." dedi.

"Siz bu ezan düşmanlarıyla berabersiniz"

Alandaki kalabalığa video izleten Erdoğan, "Bay Kemal, siz bu ezan düşmanlarıyla berabersiniz. Meral Hanım, siz ezan düşmanlarıyla berabersiniz. HDP'yi zaten söylememe gerek yok, külliyen ezan düşmanlarıyla beraber ama üzülüyorum ki Saadet de onlarla beraber." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bayrağımızı yakanlar bunlar. Bu dörtlü çete bunlarla beraber mi? Ezanımıza tahammül edemeyenler bunlar. Utanmadan çıkıyor CHP'nin sözcüsü, 'onlar düdükleri polise karşı öttürdüler' diyor. Siz kimi aldatıyorsunuz? Bu milleti enayi mi zannediyorsunuz? O gün Dünya Kadınlar Günü'yle alakalı olarak oraya çıktıklarını söyleyenlere ben burada söylüyorum. Kardeşlerim bu millet hukuk devletini sindirerek yaşıyor. Hukuk devletinin içinde toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanunu vardır. Toplantı ve gösteri yürüyüşlerini de müracaatını yaparsın, sana gösterilen yerde bunu uygulamaya geçirirsin. O akşam ilk işim İstanbul Valisi'ne bunu sormak oldu. 'Toplantı ve gösteri yürüyüşleri için müracaatları var mı?' dedim. 'Yok' dedi. 

Bunlar, İstiklal Caddesi'ne de meydana da değişik ara sokaklardan girmek suretiyle tam bir örgütlü orada bir işgal hareketine girmek istediler. Şunu bilecekler artık; Türkiye, hukuk devleti içerisinde halkının hukukunu korur. Ancak teröre yönelik adım atanlara da göz açtırmaz. Bütün polisimizle askerimizle tepelerine tepelerine bineriz. İşte bunlar, Gezi hareketinde bayraklarımızı yakmadılar mı? Bütün esnafımızın cam çerçeve indirmediler mi? Bu millete hizmet veren otobüslerimizi yakmadılar mı? Otomobilleri yakmadılar mı? Biz bunlara 'İyi yapıyorsunuz' mu diyeceğiz? Asla."

1.sayfa

1.sayfa