YAZARLAR

Tüm Yazıları Kâzım Saymalı

Dilimiz kimliğimizdir

26.09.2019 09:03

                         

“Türk dili yani Türkçe, Türk ulusunun kalbidir, zihnidir (Atatürk).” Alman şairi Friedrich von Schiller de der ki: “Dil, bir ulusun aynasıdır.”  Birey aynaya bakınca kendini görür. Dil de o bireyin kim olduğunu yansıtır.  Konuşulan dil, o bireyin kim ve hangi ulustan olduğunu gösterir.
 

Dilimiz, kimliğimizdir. Bu nedenle kimliğimize, yani dilimize, Türkçemize sahip çıkmalıyız. Türkçe insanlık geçmişi kadar eski ve zengin bir dildir. Ne var ki dilimize yeteri kadar önem vermediğimiz için Türkçe yabancı dillerin saldırısına uğramıştır. Öyle ki “Arapça ve Farsçanın yardımı olmadan yazı yazılamaz kanısı kökleşmiştir.
 

Arapça, Farsça ve biraz da Türkçe karması ile yapay bir dil oluşmuştur: Osmanlıca.

Osmanlıca saray ve aydınların dili olmuştur. Osmanlıcanın ağdalı sözcükleri ve terimlerinden birkaç örnek verelim: “küreyvat-ı hamra, zaviyetan-ı mütebaletan- dahiletan, zat-ül-ercül-cezriyye, meulünanh, hattımunasıf, mütearife, dıl’ı mücessem, muhiti daire, müsellesi muhtelifül adla’ hattı müstakim, müselles-i mütesaviyül adla.”
 

Atasözleri ve ünlü sözlerden de birkaç örnek alalım: “küllü atin karip, kelimü’in-nas ala kaderi, ukullihim, el-kanaatü kenzün la yüfna, el-badi azlam.”

Dil Devrimi gerçekleşmeseydi, Osmanlıcanın bu ağdalı sözcüklerini, terimlerini bugün kullanmak zorunda kalacaktık. Dolayısıyla halkın büyük çoğunluğu yine okuduğunu anlamayacak ya da düşündüğünü yazamayacaktı. Oysa halkımız, gerçek Türkçeyi konuşmaktaydı. “Kellimü’nnas ala kaderi ukulihim” sözü “Halka anlayabileceği gibi söyle” anlamındadır. Sözün kendisi, halkın anlayabileceği kadar yalın ve Türkçe midir? Hayır.
 

Osmanlıca Türk’ün dili değildir. Türk’ün dili Türkçedir. Türkçeyi boğan, tutsak eden bu yabancı sözcüklerden kurtulmak gerekmekteydi. Bu nedenledir ki Atatürk şöyle demiştir: “Ülkesini ve yüksek bağımsızlığını korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmalıdır.” Türkçenin yalınlaşması için birtakım girişimlerde bulunulmuş ise de bu konuda bilimsel, yöntemli çalışmayı Atatürk başlatmıştır. Önce Türk Dil Kurumunu kurdurmuş, sonra 26 Eylül 1932’de Birinci Dil Kurultayını toplamıştır. Üçüncü Dil Kurultayında 26 Eylül’ün Dil Bayramı olarak kutlanması benimsenmiştir.
 

Atatürk, dil çalışmalarına doğrudan katılarak çok yakından izlemiş ve kendisi de çok önemli katkılarda bulunmuştur. Söz gelemi geometri ve aritmetik terimlerini Türkçeleştirmiş ve okullarda okutulması amacıyla bir Türkçe geometri kitabı yazmıştır. Bu kitapta kullandığı Türkçe terimlerden birkaç örnek alalım: açı (zaviye), açıortay (hattı munasıf) ayırtı (dıl’ı mücessem), çember (muhiti daire), çeşitkenar üçgen (müselles-i muhtelifül adla), doğru çizgi ( hattı müstakim), eşkenar üçgen ( müselles-i mütesaviyül adla) iç ter açılar (zaviyetan-ı mütebadiletan-ı dahiletan).

 

Atatürk’ün Türkçe aritmetik ve geometri terimleri bu kadar değil. Birkaç örnek daha verelim: “boyut, uzay, yüzey, çap, kesit, yay, teğet, taban, eğik, kırık, yöndeş, üçgen, dörtgen, köşegen, yamuk, artı, eksi, çarpı, bölü, eşit, toplam, türev, alan, gerekçe…”

 

Eğitimin bir gerçekliği anlayış yolunun açık olmasıdır. Söylenen, yazılan kolayca anlaşılmalıdır. Eğer söylenen ve yazılan kolayca anlaşılmıyorsa ezberleme durumu ortaya çıkar ki bu da bireyi düşündürmez, papağanlaştırır. Dil devrimi, hem anlayış hem tutum devrimidir. Dil Devrimi bir zorunluluk idi.

 

Dil devrimi ile Türkçe kendini bulmuş,  dilimizin eskiliği ve zenginliği ortaya konmuştur. Eski yapıtların taranması, halkın kullandığı sözcüklerin derlenmesi, Türkçe köklere türetme ekleri ulayarak ve sözcükleri birleştirerek yeni sözcükler ortaya konmuştur. Bu yöntemlerle Türkçemiz iyice zenginleşmiştir.  Kişi adları Türkçeleşmiştir. Örneğin, Esin, Birsen, Sevil, Oya, Seçkin, Aysel, Çiğdem, Alpay, yılmaz, Çağlar, Yener, Aytekin, İlter, Acar…

 

İş ve Yer adları da Türkçeleşmiştir: Lokanta adı olarak, Şölen, Kazan, Doyuran; otel adı olarak Konak, Deniz, Güzel; mağaza adı olarak, Akiş, Ülkü; ayak kabı mağazası olarak Çarık, Sağlam adları sık görülmekte idi.

 

Ne var ki dilimize gereken önem ve özen gösterilmediğinden dilimiz giderek yozlaşmakta, çarşı pazarda yabancı sözcükler ad olarak kullanılır olmaktadır. Şurası açık olarak bilinmelidir ki dil yozlaşırsa kültür yozlaşır, kültür yozlaşması da toplumun dağılması, parçalanmasına neden olmaktadır. Bu nedenle dilimize sahip çıkalım, dilimizin gelişip güzelleşmesine özen gösterelim.

 

Atatürk diyor ki: “Türkçenin kendi benliğine, aslındaki güzelliğine ve zenginliğine kavuşması için bütün devlet örgütümüzün dikkatli ve ilgili olmasını isteriz.” Türkçeye özen göstermek salt devlet kurumlarına düşen bir görev değil; yazılı, görsel ve sosyal medyaya, derneklere, bireylere de düşen ulusal bir görevdir.

 

Ülkemizin ve ulusumuzun gelişip kalkınması için eğitimin, sanatın, kültürün de çağdaş, bilimsel olması gerektiğine inanıyoruz. Bu nedenle Eğitimci Sanatçılar Derneğini (EĞSAD) oluşturduk. EĞSAD olarak üç yıldır, 26 Eylül'de Dil Bayramı’nı kutluyoruz ve Dil Devrimi’nin önemini, gerekliliğini vurgulayan paneller düzenlemekteyiz. “Dilimiz kimliğimizdir.”  Konulu panelimiz Kadıköy’de Barış Manço Kültür Merkezinde 26 Eylül Perşembe günü saat 19.00’da gerçekleşecektir. Değerli akademisyenler konuşmacı olacaklardır.
 

Türkçem, ses bayrağım benim.” diyenleri panelimize bekliyoruz.  Temiz, arı, duru, güzel konuşulan, kolay anlaşılan bir Türkçeye kavuşmak dileğiyle Türk Dil Bayramı kutlu olsun.

                       

 

             

Haberler

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Münbiç konusunda uygulama aşamasındayız

Otomotiv

Maceracı ruhlu Peugeot Boxer 4x4

Gündem

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Suriye'nin kuzeyinde terör devletinin kurulmasına müsaade etmeyeceğiz

Gündem

Barış Pınarı Harekatı'nda 42 köy teröristlerden kurtarıldı

Gündem

İçişleri Bakanı Soylu Nusaybin'de

Ekonomi

Belgeli meslek sahibi sayısı 750 bini aştı

Gündem

Akar: Kesinlikle ABD ve koalisyon askerinin vurulması söz konusu değil

Gündem

Sivil toplum ve iş dünyasından Barış Pınarı Harekatı'na destek

Maliye & Muhasebe

Akaryakıt dağıtım sektöründen 87,7 milyar lira vergi

Gündem

MSB: Barış Pınarı Harekatı'nda toplamda 277 terörist etkisiz hale getirildi

Gündem

'Barış Pınarı Harekatı'nda şimdiye kadar 109 terörist etkisiz hale getirildi'

Gündem

Komandolar Fırat'ın doğusunda ilerliyor