YAZARLAR

Tüm Yazıları Kâzım Saymalı

CUMHURİYET Mİ, SULTANLIK MI?

29.10.2018 08:31


Elbette Cumhuriyet. Çünkü Prof. Dr. Suna Kili’nin dediği gibi “Cumhuriyetimiz, yalnızca bir ad, bir terim değildir. Cumhuriyetimiz, yok edilmek istenen bir ulusun, yeniden dirilişini simgeleyen bir rejimdir( 8 Ağustos 2003, Cumhuriyet).” Peki nedir Cumhuriyet? Cumhuriyet, bir devlet ve yönetim biçimidir.

Cumhuriyet yönetiminde egemenliği yani yasama, yürütme ve yargı erkini kullanma yetkisi, ulusun elindedir. Eğer egemenlik tek kişinin elinde ise o yönetim krallık, sultanlık ya da diktatörlük olur. Atatürk’ün de belirttiği gibi “Hiç kuşku yok ki ulusumuzun egemenliğini bir şahısta ya da çok sınırlı sayıdaki kişilerin elinde tutmaktan çıkar bekleyen insanlar, cahil ve gafil insanlar vardır. Zira hükümdarlar, kendilerini mutlak bir kuvvetin temsilcisi tanırlar. Böyle tanınmaktan zevk alırlar. Bir adamın kendi kendini böyle tanıması hiçbir kuvvete, hiçbir tesire sahip değildir. Ancak çevresinde bulunan çıkarcılar, bu ifadeyi ve isteği terennüm ederler, zevkle terennüm ederler. Özellikle daima din kisvesine büründürerek ortaya atarlar, atmışlardır da. İşte bu yaygın söylemlere karşı istibdat altında bulunan, tahakküm altında bulunan ulusun kulakları hep bu söylemlerle dolar. Oraya başka bir ses girmez, giremez. Sonuçta öyle bir durum olur ki herkes, toplumun bireyi, o padişahın, o hükümdarın ve çevresindekilerin söylediklerini, gerçeğin ta kendisi kabul eder, din icabı kabul eder( ABE/ 15, s.75).”Toplumda bu anlayış sürdükçe, gerçekleri anlatmak zorlaşır, ama olanaksız da değildir.

Cumhuriyet yönetiminde, ulus egemenlik hakkını, seçmenlerin belli süreler için seçtiği temsilciler eliyle kullanır. Halkın temsilcileri (milletvekilleri ya da meclis üyeleri), yasama ve yürütme erkini, bağımsız mahkemeler de yargı erkini ulus adına ve Anayasa’ya, yasalara ve ettikleri yemine bağlı kalarak kullanırlar. Yürütmenin aldığı kararlar veya meclisin çıkardığı yasalar hatalı ise ya da kamu yararına değilse yüksek yargı bu hataları kamu yararına düzeltir. Şunu unutmamak gerekir, meclis de yürütme de hatalı davranabilir. İşte bağımsız yargı, bu hataları hiçbir etki ve baskı altında kalmadan düzeltmek durumundadır. Aksi durumda yürütmenin emrine girmiş olur.

Ulus, yani onun temsilcileri, egemenlik haklarını doğru biçimde kullanamıyorsa, her türlü kararı tek kişi alıp uygulatıyorsa rejimin adı Cumhuriyet de olsa orada demokrasiden söz edilemez. Oysa Cumhuriyet, aynı zamanda demokrasiyi de içermektedir. Atatürk, Cumhuriyet ile demokrasiyi birbirinden ayrı tutmamıştır. Ona göre, “Cumhuriyet rejimi demek, demokrasi sistemi ile devlet biçimi demektir. Demokrasi ilkesinin en çağdaş ve en mantıklı uygulamasını sağlayan hükûmet biçimi Cumhuriyettir(Prof. Dr. U. Kocatürk, Atatürk’ün Fikir ve Düşünceleri, s. 186).”

Cumhuriyeti ayrı, demokrasiyi ayrı düşünmek hatalıdır. Bu iki kavramı birbirinden ayırırsanız olumsuz sonuçlar ortaya çıkar. “Demokrasi en yüce değerleri savunduğu gibi, en bencil, en özel, en hoşgörüsüz değerleri de savunabilir. Oysa Cumhuriyet, kendini bütüne, kamu yararına, eşitliğe, yurttaşlık anlayışına adamıştır. Cumhuriyeti yok ederseniz, halkın kayıtsız koşulsuz egemenliği ve kamu yararına bağlılık gibi değerlerden ve uygulamalardan uzaklaşırsınız. Demokrasi sosyal eşitsizliği yaratan girişimlere açıktır, Cumhuriyet değildir(Suna Kili, agm.).”

Atatürk, Cumhuriyetimizi kurarken çağdaş bir devlet, çağdaş bir toplum yaratmayı amaçlamıştır. Atatürk diyor ki: “Çağdaş bir Cumhuriyet kurmak demek, ulusun insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.” Prof. Dr.Suna Kili’nin Atatürk Devrimi kitabında( s. 116) belirttiği gibi “Çağdaş toplum, teknoloji, toplumsal dayanışma, kentleşme, okuryazarlık, toplumsal haraketlilik, ulusal kimlik bilinci gibi ögelerin yaygın olduğu bir toplumdur.”Çağdaş toplum, çağdaş bireylerden oluşur. Çağdaş insan yeniliklere, ileriye yönelik değişime açık olan insandır.

Gelelim Sultanlığa. Sultanlık, Tek kişi yönetimidir. Tüm kararları o tek kişi alır ve uygular. Bu nedenle Sultanlık, korkuya ve tehdide dayanan bir yönetimdir. Oysa Cumhuriyet ahlaksal erdeme dayanan bir yönetimdir. Atatürk, “Cumhuriyet erdemdir, Cumhuriyet yönetimi erdemli, namuslu bireyler yetiştirir; Sultanlık ise korkuya ve tehdide dayandığı için korkak, alçak, sefil ve rezil insanlar yetiştirir”, diyor.

Nedir erdem? Erdem sözcüğü, ahlakın övdüğü doğruluk, alçak gönüllülük, meziyet, yetkinlik, terbiye ve eğitim, mertlik, cesaret, insanın insanlığına güven; kamunun çıkarını, kendi çıkarından üstün tutmak; evrensel oluşuma katkıda bulunmak anlamlarını taşımaktadır. Cumhuriyet erdemli insan yetiştirdiğine göre erdemli insanın niteliklerini de şöyle sıralayabiliriz: Atatürk Cumhuriyeti’ne bağlı ve onurludur. İnsanca yaşayabilmek ister. Akıl ve bilim yolunda yürür, çok okur, düşünür, sorgular, araştırıp inceler, kulaktan dolma bilgilere itibar etmez. Çok çalışır, üretken ve bilgilidir, birlik ve bütünlüğü savunur.

Cumhuriyetin yetiştirdiği ve yetiştirmek istediği çağdaş, erdemli, namuslu bireylerin nitelikleriyle erdem sözcüğünün taşıdığı anlamlar örtüşmektedir. Bu nedenledir ki Cumhuriyet erdemdir. Sultanlık, korku ve tehdide dayanan bir yönetimdir.

Türk ulusunun karakterine ve geleneklerine en uygun olan yönetim, Cumhuriyet yönetimidir. Cumhuriyet, düşünce özgürlüğü demektir. Cumhuriyet imkân demektir. Cumhuriyet her alanda ilerlemenin güvencesidir. (Atatürk).”

Sultanlık ise, Türk ulusunun yaradılışına uygun değildir. Bu nedenledir ki sultanlık ya da tek adam yönetimi yerine her anlamı ile Türk ulusunun öz ve aziz malı olan Cumhuriyete dört elle sarılmalıyız. Cumhuriyetimize ve onun kurucusu Atatürk’e sahip çıkmak demek, aslında kendimize, özgürlüğümüze, çağdaş yaşam biçimimize, demokrasimize saygı duymak ve sahip çıkmaktır. Cumhuriyetimizi ve ulu önder Atatürk’ü sözde değil özde taşımamız ve içselleştirmemiz gerekir.

Büyük Türk ulusu! Kuruluşunun 95. yılında Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun.

Haberler

Politika

Kılıçdaroğlu'na saldırı

Gündem

Nisan ayında kar yağışı etkili oluyor

Maliye & Muhasebe

Feyzioğlu'ndan Şükrü Kızılot anısına kalıcı sempozyum ve yarışma teklifi

Turizm

'Yeraltı cenneti' kapılarını açmaya hazırlanıyor

Turizm

Bayram tatilinde 3 milyar liralık turizm geliri beklentisi

Ekonomi

'Ekonominin lokomotifi perakendedir'

Politika

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Dönem birlik ve beraberliğimizi yeniden perçinleme dönemidir

Sigorta

Allianz Türkiye, 2018'de de liderliği bırakmadı

Politika

Ekrem İmamoğlu görevi devraldı

Politika

Ekrem İmamoğlu mazbatasını aldı

Politika

Ekrem İmamoğlu mazbatasını alıyor

Politika

Olağanüstü itiraz yapıldı, gözler YSK'de