Evet, doğru okudunuz. En iyi, en pahalı kaskı alsanız bile sizi korumayacak. Bütün sertifikaları da almış olsa, testlerden de geçmiş olsa bir işe yaramaz. Garip geldi değil mi? Bütün gördüklerinize, öğrendiklerinize aykırı. Neden işe yaramıyor peki? Eğer kaskın altındaki bandı, kayışı veya nasıl isimlendiriyorsanız onu bağlamadığınızda, kaskınız neredeyse işlevsiz bir hale geliyor. Neredeyse diyorum çünkü evet sizi kuşların pislemesine veya sineklere karşı korur. Fakat olası bir kazada kafanızdan çıkarak sizi savunmasız bırakır.

Yolda seyir halindeyken çokça görüyorum. Eskiye nazaran daha çok motosiklet kullanıcısı kask takıyor. Fakat kaskı sadece takmak yetmez, bağlamanız da gerekiyor. İnsanlar bunu önemsemeyebiliyor. Bazıları da 'nasıl olsa birazdan ineceğim' diyerek bağlamıyor, ama bunu yapmayalım. Kaskımızı bağlamayı unutmayalım. Kaza anında bir bakarsınız ki kaskınız sizden hızlı gidiyor. Geçenlerde ışıklarda durduğumda yanıma bir motosikletli yanaştı. Baktım kaskın kayışı açık, elimle işaret ederek bağlamasını söyledim. Şurada ineceğim zaten dedi. Kaskına şöyle bir baktım, kaskı perişan halde. Bilindik bir markanın hiç görmediğim eski bir modeli. Şöyle diyebilirim ki, o kaskın popüler olduğu zamanlarda muhtemelen dedem kısa şortla etrafta koşturuyordu. Yani Cumhuriyetin ilk seneleri... o kask biraz eski değil mi seni nasıl koruyacak dedim. Yenisi var ya evde dedi gönül rahatlığıyla. E neden takmıyorsun o zaman? Eskimesin abi dedi... İnanmayacaksınız belki ama ekipmanlarınızın evde olması da sizleri korumaz. Bırakın eskisin, kullanın. Hatta bir atasözü vardır 'üzerinde paralansın' giyin, kullanın, evde yıllandırmayın. Kasklar yolda güzel, evde raf üzerinde toz içerisinde değil.

Bir diğer mevzu da kask alırken yapılan hatalar. Kendi kafa yapımıza uygun kask almamak. Burada da genelde satıcılardan gol yiyoruz. Bazıları sırf malı satabilmek için size uygun olmayan kaskları size satmaya çalışabilirler. Bu konuyla ilgili ileride bir kılavuz hazırlamayı düşünüyorum, yine de şimdilik basitçe anlatayım. Her kask markası belirli kafa yapısına göre tasarlanır. Nasıl pantolon alırken kendinize uygun bir kesim kullanıyor ve onunla rahat ediyorsanız, kask için de geçerli. Kaskın yapısı sadece konforunuzu değil güvenliğinizi de etkiler. Kaskı taktığınızda biraz sıkması gerekiyor. Yanaklarınız bayramda teyzeler sıkıştırmış gibi olacak. Fakat sıkarken baş ağrısı da yapmaması gerekiyor. Almak istediğiniz kaskı takıp 15 dakika civarı beklerseniz, ağrı yapıp yapmadığını anlayabilirsiniz. Sonraki aşamada herkesin bildiği, kask kafanızdayken, kaskı sabit tutup, kafanızı içeride sağa sola hareket ettirmeye çalışın. Çok minimal bir hareket olabilir ama daha fazlası değil. Bunun yanında pek yapılmayan, sağa sola sallamaktan sonra kafanızı yukarı aşağı hareket ettirin. Bazı kasklar yanlardan tam olsa da tepe noktasından boşluk yapabilir. Bu aşamada da kafanızı kaskın içinde yukarı kaldırmaya çalıştığınızda burnunuz kaskın anlına değebilir. Kazada bu şekilde bir durum burnunuzun kırılmasına sebep olabilir.

Son olarak da ikinci el kask... bakın dostlar böyle bir şey yoktur. İkinci el kask olmaz, alınmaz, satılmaz, sağlıklı değildir, güvenli değildir. Almayın, aldırtmayın. Kimsenin kafasında gezdirdiği, türlü pisliklere maruz kalan, tenine sürekli temas eden, bazı durumlarda bazı deri hastalıklarını size bulaştırabilir. Bunun haricinde kasklar, omuz hizasından düştüğü anda kullanılması büyük risk taşıyabilir. O kaskın başına neler geldiği zaten tam bir muammadır. Kask konusunda paradan kaçınmayalım. Tamamen kendimize ait olsun. Bu kadar önemli bir ekipmanı seçerken lütfen bu anlattıklarıma dikkat edin. Daha uzun süreler motosiklet tepesinde olalım, daha uzun yıllar gazlayalım.