Ekonomi

Ekonomi Haberleri

Doğal taş ihracatına Çin darbesi

02.12.2019 12:25
Doğal taş ihracatına Çin darbesi

TİM Sektörler Konseyi Üyesi Çetinkaya, ABD-Çin ticaret savaşının Çin'de inşaat sektörünü yavaşlattığını, bunun da Türkiye'nin doğal taş ihracatına büyük darbe vurduğunu belirterek, "Yılın 9 aylık döneminde ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düşüşle 649 milyon dolara geriledi" dedi.

 

Mehmet Emin AVCI

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Sektörler Konseyi Üyesi Rüstem Çetinkaya, yılın 9 aylık verilerine göre blok mermer ihracatının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9 düşüşle 649 milyon dolara gerilediğini belirterek, "Yaşanan bu düşüşte en büyük etken Çin'e yaptığımız ihracattaki gerileme oldu" dedi.

 

TİM Sektörler Konseyi Üyesi Çetinkaya ile, doğal taş sektörünü, ihracatı, sektörün sorunları ve beklentileri üzerine konuştuk. Türkiye'nin en büyük doğal taş ihracatçılarından biri olduğunu vurgulayan Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dünyada doğal taş ithalatı yapan, büyük ve ilk 10'a giren tüm ülkelerde ilk üçteyiz. En çok ürün satan ülkeler arasında ya birinci, ya ikinci ya da üçüncüyüz. Ciro anlamında Çin'de bir numarayız. Amerika'da ilk üçteyiz. Birçok pazara ciro anlamında çok yüksek montanlı malzeme satıyoruz. Dünya üzerinde bütün toplam doğal taş hareketinde yüzde 20'lerdeyiz. Bu çok iyi bir orandır. Ülkeler sıralamasında İtalyanlar birinci, biz ikinciyiz. İtalyanların birinci olmasının en önemli sebebi de yüksek birim fiyatlı satış yapabilmeleri. Biz bu anlamda çok iyi ürüne sahip olduğumuz halde gerideyiz."

 

'Çin'de inşaat yavaşladı, Türkiye'nin ihracatı azaldı'

ABD-Çin ticaret savaşının en çok sektörlerini etkilediğini belirten TİM Sektörler Konseyi Üyesi Çetinkaya, bu yıl ihracatta yaşanan gerilemeği şu şekilde değerlendirdi: "Toplam doğal taş ihracatı 2 milyar dolar seviyesinde. 9 aylık verilerde blok mermer ihracatı geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 9 düşüşle 649 milyon dolara indi. İşlenmiş taraf ise ilk 9 ayda yüzde 1 artışla 721 milyon dolar oldu. Bloktaki en büyük alıcımız Çin. Sonrasında Hindistan gelir. Yaşanan düşüş Çin'e olan ihracattaki düşüşten kaynaklanıyor. Bunun da en önemli sebebi Çin'in kendi ekonomisi ile alakalı. Çin'deki, büyüme yavaşladı ve inşaat sektörü daraldı. Çin'in daralması Amerika ile kavgalarında başladı. Onların inşaat sektörünün temeli devletten aldıkları kredilerdir. O kredilerle üretir sonra geri öderler. Ancak ticaret savaşı ile birlikte Çin hükümeti inşaat sektörü için verdiği krediyi Amerika ile savaşta öne çıkan sektörlere yöneltti.  Ayrıca Çinliler, bizden farklı olarak, ev enflasyonundan mutlu olmazlar. Herkes ihtiyacı kadar ev alsın düşüncesiyle ilerliyorlar. Dolayısıyla Çin hükümeti bazı lisanslarda sınırlama getirdi. Özellikle sahil kısmında konut yığılması vardı. O yığılmayı engellemek için iç kısımlarda ev yapmak isteyenlere farklı imar lisansları verdiler. Satın alanlar için de kredi konusunda farklılaştılar. Bizden doğal taş alanlar da devlet kredisiyle çalışır. Krediyi aldıktan sonra gelir bizden taşı alır, keser, satar. O krediyi ödedikten sonra yine aynısını yaparlar. O tarafta da krediyi almak artık zorlaştı. İhracatımızdaki gerilemenin de en büyük ve asıl nedeni bu."

 

'ABD-Çin ticaret savaşı bize fırsat da doğuruyor'

İşlenmiş doğal taş tarafında en büyük pazarın ABD olduğunu belirten Çetinkaya, Türkiye'nin ABD'nin bu alandaki ihtiyacını karşılayabilecek güçte olduğunu söyledi.  ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının kendi sektörleri için fırsat anlamına da geldiğini belirten Çetinkaya, sözlerini şöyle sürdürdü: "Amerika'nın işlenmiş doğal taş ihtiyacını karşılayabilecek kapasite Türkiye'de var. Sadece güven oluşturulması gerekiyor. Bizim sektörümüz çok hızlı adapte olur."

 

'Madencilik sektörünün de "BABAYİĞİT"lere ihtiyacı var'

MADENCİLİK sektöründe de "babayiğit"lere ihtiyaç olduğunu belirten Çetinkaya, büyük holdinglerin bu alana girmesi gerektiğini söyledi. Türkiye'deki madencilik anlamında firmaların ölçek problemi olduğuna dikkati çeken Çetinkaya şöyle konuştu: "Çok büyük sanayicilerimiz var. Fakat madenciliğe girmekten çekiniyorlar. Çünkü risk büyük. Bu riskten dolayı Türkiye'de madencilik sektörüne giren holding sayısı çok az. Sektörün potansiyel yüksek, fakat büyük şirketlerin bu işe girmesi gerekiyor. Madenciliğe de babayiğitlerin gelmesi gerekiyor. Büyük holdingleri sektöre davet ediyoruz."

 

'Maden ruhsatları teminat olarak kabul edilmeli'

SEKTÖRÜN finans sağlamada karşılaştığı sorunlara da değinen Çetinkaya, maden ruhsatlarının teminat olarak kabul edilmesini istediklerini söyledi. Böyle bir uygulamanın sektörün finans sorununu çözmeye büyük katkısı olacağını belirterek, "Biz konut üretmiyoruz. Bizim ürettiğimiz en değerli şey ruhsatlarımız. Bu ruhsatı hiçbir finans grubu teminat olarak kabul etmediği için gayrimenkulleri veya fabrikayı ipotek olarak göstermemiz gerekiyor. Bu konu için senelerdir çalışıyoruz ve çok ciddi şekilde talepte bulunuyoruz. Bunun olması halinde kredi sorunumuza çok büyük yardımı olacaktır" dedi.
 

'Yaşamımız boyunca bin 500 ton maden tüketiyoruz'

ÇETİNKAYA, madenin birçok sektörün hammaddesi ve hayatın birçok yerinde var olan bir kaynak olduğunu belirterek, "Her birey ömrü boyunca ortalama bin 500 ton maden tüketiyor. Bu nedenle Türkiye'de yeraltından çıkan her türlü kaynak stratejik öneme sahip olmalı. Bu anlamda Milli Maden Politikası önemli bir adım olarak kabul edilebilir. Farkındalık oluşmaya başladı. Dünya üzerindeki 90 tip madenin 77 tanesi ülkemizde bulunuyor. 60 tanesi de çıkartılıyor. Kötü bir durumda değiliz" dedi.

 

'Sektöre yönelik algıyı yükseltmeliyiz'

MADEN ve çevrenin birbirinden ayrılmaz bir ikili olduğunu, ancak bunun kamuoyuna olumsuz yansıdığını belirten Çetinkaya, "Türkiye'de madencilere yönelik algıyı yükseltmek gerekiyor. Önyargılardan kurtulmak ve madencileri ağaç katili olarak görmeyi bırakmak gerekiyor. Hepimiz aynı çevre duyarlılığı ve sosyal duyarlılıkla çalışıyoruz. Ayrıca madenin bulunduğu yerden çıkartılması gerekir. Biz madende alan seçemeyiz. Dünyanın her yerinde bu iş böyle yapılır" dedi.

1.sayfa

1.sayfa

Otomotiv

Ferrari yeni V8 motorlu modeli 'Roma'yı tanıttı

Sigorta

'Yeni dönemin de en etkili tasarruf aracı BES olacak'

Otomotiv

'Hormonlu büyüme dedik, haklı çıktık'

Otomotiv

Peugeot Türkiye, SUV'da segment lideri oldu